Lovely Runner (선재 업고 튀어)
Selamlaaaaar! Minnoş yazarınız minnoş bir diziyle karşınıza geldiii.
Bu dizi hakkında yazı yazmazsam çatlardım o sebeple yok bayramın 1. günü yok gecenin saat biri demeden yazı yazmaya giriştim. Yani etrafımda kimi bulsam kolundan tutup zorla bu diziyi izletmek istiyorum. Kesinlikle herkes bilmeli ama mümkünse herkes sun-jae karakterine aşık olmamalı çünkü kendileri şuan benim hayal dünyamda ikamet etmekte ve benim hayal dünyamda da ben kıskanç biriyim. (yazarınız kaç yaşına geldi, halen mental olarak iyi durumda değil)
Nerden başlasam? Şaheser yahu bu dizi. Benim içimi darlayan, berbat, yılan hikayesine dönmüş o dizilerden sonra ilaç gibi geldi. Finallerdir, gösteridir, stajdır derken bana nefes almaya alan oluşturdu resmen. Müziklerini dinleyip kendimi hayattan soyutlayıp triplere girdim bir süre. Bazen gerçek olmayan dertleri üstlenmek mantaliteme iyi geliyor. Hele gerçek dünyada binlerce sorun ve sıkıntı varken insan bazen dizilerin, filmlerin, kitapların dünyasına kaçıyor. Ben de onu yaptım özetle. Dizi hakkında internet araştırmalarımı kendi yorumlarımla harmanlayıp size önce bir diziyi açıklayayım ondan sonra da öveceğim her şeyi överim.
Genel bilgiler
Lovely Runner 2024 tarihli Güney Kore yapımı bir televizyon dizisidir. The Best of Tomorrow isimli bir webtoon uyarlamasıdır aslında. “Webtoon”un ne olduğunu bilmeyenler için ise Webtoon, Güney Kore kökenli web çizgi romanları için kullanılan bir terimdir. Yani normalde internette bu konuda web çizgi romanı yazılmış ve kurgu beğenilince dizi haline getirilmiş. Dizinin yayınlandığı dönemde izlenme oranları düşükmüş ancak popülerliği ve güncelliği iyi durumdaymış. Dizinin başarılı olması başroller olan Byeon Woo-seok’un bir yıldız haline gelmesine ve Kim Hye-yoon’un tanınırlığının artmasına imkan sağlamış. (Cidden daha önceden hiç dikkatimi çekmemişlerdi, mesela Woo-seok’u 20th Century Girl’de de izlemiştim ve filme bayılmıştım ama bu kadar kendisini araştırma veya editlerini hayran hayran izleme bataklığına düşmemiştim.)
Konusu
Dizi, idol Ryu Sun-jae’nin büyük bir hayranı olan Im Sol’un yaşadıklarını konu alıyor. Bir kaza sonucu hayalleri paramparça olan ve felçli kalan Sol, teselliyi Sun-jae’nin müziğinde bulur. Ancak Sun-jae’nin ölmesi ve Sol’un perişan halde kalmasıyla yeniden bir trajedi olur. Sonra ise açık artırmadan aldığı Sun-jae’nin saati sayesinde Sol, kendisinin ve Sun-jae’nin kazalarından önceye yani 15 yıl önceye döner. Bunu bir şans olarak gören Sol, her ikisinin de kaderinin gidişatını değiştirmek için bir çabaya girer.
Dizinin özetle konusu bu şekilde.
Spoilerlı kısımlarına geçiş yapalım mı?
Sun-jae her şeyi unutunca ben Sun-jae karakterinden abartı tiksindim çünkü erkek karakterin abartı derecede aşk beslemesi o kadar tatlıydı ki kızla ilgili anılarının kalmaması ve kız her yerde onla ilgili anılarda boğulurken oğlanın her şeyden habersiz bir hayat sürmüş olması sinirlerime çok dokunmuştu. Sun-Jae’nin anılarının geri gelmesi ise o kadar saçma geldi ki bana, neden saçma geldi açıklaması yok. Yani o kadar zamanda yolculuk falan her şeye inanmışsın çocuğun hafızasının bir geri gelmesi mi şaşırttı seni cidden? (yazarınız tuhaf)
Yani cinsiyetçi bir taraftan yaklaşmayayım diyorum da… imkansız resmen. Bu dizinin bu kadar beğenilmesinin o kadar temel bir sebebi var ki… O da erkek karakterin deliler gibi aşık olması. O kadar güzel ve saf bir yerden seviyor ki izleyenler de gerçek hayatta gözlemleyemediği o aşkın büyüsüne kapılıyor. İzleyen herkes ikinci erkeğe oturup üzülmemiş bile. Normalde bazıları ikinci erkek karakteri destekler ama Sun-Jae o kadar güzel sevdi ki kimse başkasıyla Sol’u yakıştıramadı.
Dizi boyunca kızın gönlünden geçeni diyebileceği yerde sun-jae gelecekte yaşamaya devam etsin diye sakladığı ve çocuğu koskoca soru işaretleriyle bırakmak zorunda kaldığı her durumda o kadar yıkıldım ki.(yazarınız hüngür şakır ağladı -klasik-) “Bunu neden böyle yaptı? Şöyle yapsaydın ya!” falan da diyemedim. Kız da aşık olduğu adımın sırf kendisiyle muhatap oldu diye göz göre göre ölmesini istemiyordu. Hak verdik ve izleyip bunlar artık ne zaman mutlu olacak diye izlemeye devam ettik.
Zaten kurgu çok güzel düşünülmüştü. Kesin mantıksal bir yerlerde bi hatalar vardır çünkü zamanlar arası geçişlerde bunlar hep olur ama fark etmedim ben. Yani ben fark etmeyip rahatsız olmadım arkadaşlar!(zordur) O kadar güzel yedirilmiş ki her şey diziyee… Müzikler ve çekim kalitesi de çok güzeldi. Yönetmenin en son “Sun-Jae’nin ilk görüşte Sol’e aşık olduğuna seyirciyi inandırmak adına güzel görüntü yakalamak için çok uğraştık” gibi bir şey demesi bir fiyasko oldu. Anladığım kadarıyla kadın başrolümüze dış görünüşünü güzelleştirmesi üzerine bir mobbing uygulanmış. Çok tatlı ve duru bir güzelliği var, bence aralarındaki kimya da o kadar güzeldi ki ikisi dışında başka kimi koysak bu saatten sonra çiğ durur. Sun-jae rolünü hele reddeden oyuncular iyi ki reddetmiş yoksa kimse bu rolün hakkını veremeden bu dizi silinip giderdi.
Kapanış/Puanlama
Dizimizle ilgili yazımızı kapatmadan önce şarkılarını ayrı olarak da dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Geçen vapurda açmış manzarayı izleyerek havalara girmiştim. Bana iyi geldi sizlere de önerilir 🙂
Dizimize puanım 9/10. Gördüğünüz üzere abartı beğenmişim. ABARTIII..!
Kesinlikle izlemediyseniz koşarak gidip izleyin ve sonra gelip yazın ve dizi üzerine konuşalım. Unutursam bana ulaşıp “Ben diziyi yeni izledim Rayiha, acil dizi hakkında kritik yapmamız lazım.” diye yazarsanız geri dönüş sağlarım. Sizleri çok seviyorum. Kocaman öptüm <3 görüşürüüzz...


