One Day (Bir Gün)

Bir film hakkında yazı okuma ümidiyle geldiğiniz sayfada kendimden bahsetmem ne kadar doğru bilmiyorum ama kendi sayfam olduğu için doğru yanlış ayrımına ben karar veririm egosunu yapıp konuya giriyorum. Korona oldum o nedenle okula gitmiyorum. Merak edenleriniz olursa iyiyim 😀 (en azından şimdilik) Okula gitmediğim bu süreçte de benim için epey boş vakit oluştu. Yani boş sayılır mı emin değilim ama yani benim adlandırma şeklimle boş vakit. Normalde rakip elemek adına ders çalışmam daha hoş karşılanan bir eylem olurdu ama hiç heves edemiyorum ders işine. O kadar motivasyon videosu izledim yok olmuyor kardeş. Olmuyor. En azından hastalık adı altında vicdanımı rahatlatma bahanem var. Şimdilik böyle devam.

Belki haberiniz vardır. (sanmıyorum yoktur.) Yılbaşında kendime film hedefi koyuyorum ve daha 2. ayda olmamıza rağmen 10 filmi geçtim çoktan. Kaçıncı filmdeyim acaba? 19 filmmiş. Ohoo çok fazla konuşacağım film var. Diziler de var. Ama bazı dizilerin kitaplarını okuyup geleceğim kitaplı dizi yorumu yapacağım size. Yani inşallah…

Bu filmi Pinterest’te o kadar çok gördüm ki, o kadar feedime düştü ki izlemezsem artık ayıp olacaktı.

O zaman film yorumumuza başlayalım.

Netflix’te film şuan bulunmakta ama Netflix’in en güzel filmleri çat diye kaldırma huyu var, o nedenle siz bu yazıyı okurken hala Netflix’ten izleyebilir misiniz pek fikrim yok. Neyse başka alternatif platformlar da var diyerek bunu geçiyorum.

Ana karakterlerimiz olan Emma ve Dexter’ın etrafında gelişen olayları izliyoruz. Ama belirli tarihteki olayları… O tarih de her senenin 15 Temmuz’u. -Türkiye için manidar bir tarih ama alakasız yani. Bunu söylememe gerek yoktu sanki.- Her sene 15 Temmuzda bir şekilde bir araya geliyorlar ve bunlar arasındaki olaylar izleniyor.

Özet kabiliyetim düşük gördüğünüz üzere izleyip de gelenler varsa diye genel olarak filmi yorumlayacağım. İzlememiş de olabilirsiniz. Bu ne böyle n’olur okuyun diye yalvar bir de Rayiha. Ah bu Z kuşağı hem beceriksiz hem de aptal olmak zor olmalı. Üstüne bir de dikkat dağınıklığı? Üstüne bir de kendi rezilliğini tüm kuşağın üstüne atmak?
En azından eğlenceli bir yazarınız var diyebiliriz. (Kendini yazardan saydı bir de rezil.)

Kendi kendime konuşmayı bırakıyorum.

Dexter’ın daha büyümediğini düşünmüştüm filmin en başından. Sadece hayvansal dürtülerle oradan oraya savrulan bağlanma problemi olan biri? Yani babasının maddi durumuna güvenip rahat hareket ediyor gibi gelmişti en başında. Ama kızımız öyle değil, ortada belli bir maddi güvencesi yok. Rasyonalist biri kendileri bence, o nedenle erkek karakterin bu rahatlığına aşık oldu. Şahsi fikrim. Çünkü kızımız hayallerinin peşinden gitmeye cesaret edemeyecek bir hayat yaşıyor. Evin kirası kendi kendine ödenmiyor özetle. Kızımız yazar olmak istiyor. Ve gülüşü çok güzel. Allah’ım Anne Hathaway’in gülüşünün güzelliğinden bahsetmeli miyim bilmiyorum ama her filmde onu mükemmel gösterebilen bir gülüşü var. Önceki yazım da Anne Hathaway’in bir filmine ait bakmak isterseniz diye söylüyorum 😉 -Hemen reklamı sıkıştırdım.-

Erkek karaktere dert ataması olmalıydı çünkü dertsiz erkek karakter mi olur be? Her zaman bir problem çıkmalı, romantik bir filmse hele problemsiz erkek yazılmaz kardeşim. Dexter’ımızın annesi kanser oluyor. Ve oğlunun saçma bir televizyon programı sunması hiç ama hiç hoşuna gitmiyor ama ana yüreği çocuğun çok üstüne gitmiyor işte. Annesini kaybediyor, tuhaf bir televizyon programında tuhaf bir sevgiliyle hayatını devam ettiriyor. Bu çocuk ne zaman büyüycek diye izliyoruz biraz. Sonra televizyon programı onu işten atıyor, adam zengin bir kız buluyor. Bu arada o bahsettiğimiz zengin kız Romola Garai BBC’nin Emma’sı yani mükemmel yani mükemmel. Kadro bence hoş bu nedenle. Sonra bunların çocukları oluyor, evleniyorlar falan. Kadın Dexter’ı aldatıyor. Dexter teselliyi tabi ki Emma’nın kollarında buluyor. OF Dexter OFFF… Bence kız onu çok bile bekledi, yeter düş yakasından diye çığlık atıyorum ben.

Biraz da bu süreçte kızın tarafındaki olaylara bakalım. Kızın itici bir sevgilisi oluyor. İlk başta çalıştığı Taco dükkanında komedyen bir çocuk var. Ama komik değil yani. O karakteri izlerken içiniz bir kötü oluyor. İzleyenler anlar izlemeyenler de izleyince beni kesinlikle anlayacaklar. Sonra kızımız öğretmen oluyor. O itici sevgiliyle bir eve çıkıyorlar. Sevmediği biriyle aynı evde yaşamaya çalışmak zor olmalı. Hatta bunu Dexter’a da söylüyor. Ama Dexter’ın kafa güzel. Ay Dexter o kadar çok hata yaptı ki nerden tutsam elimde kalıyor ya çocuk. Emma’mıza aptal aşık hallerini yakıştıramadım. Rasyonel diyoruz gitti saçma sapan duygularla ne yapsa kabul etti adamı.

Dexter boşanınca Emma’nın yanına geliyor. Emma’mız yazar olmuş güzel bir hayatı var. Dexter biraz loser takılıyor. Emma’mızın da Fransız bir sevgilisi var bu süreçte. Dexter geliyor diyor ki:
-birlikte olalım.
Emma’mız diyor ki:
-olmaz sevgilim var ,mutluyum.
(5dk geçer hatta geçmez)
(Emma oğlanın peşinden koşar)
Mutlu son.

Dedim ki rezil son yani bu ne böyle. Pinterest bana bu kadar kötü bir şey önermiş olamazsın ya diye triplere girdim. Sonra baktım daha vakit var bitmesine. Düşünüyorum o sırada, kalan süreyi ne saçmalıkla doldurmuşlar diye.

Çat kız ölür.

Bu kurgu güzel işte. Arkadaşlar cani değilim. Gerçek hayatta kötü son kalp kırıyor. Cidden kötü. Ama böyle saçma sapan ilişkileri mükemmel sonla bitirmeleri kalbimi kırıyor yani. İkisi için de aşk değil de alışkanlıktı bu zaten, herkes farkında olsun yani. O kadar süre ne derdin olsa koştuğun kızla birlikte olmadın. Cidden kız bu çocuğu adam etti. Cidden. Bebek büyütmeyle aynı süreçti benim gözümde.
Kadının ölümünden sonra gerçekçi biri olmuş gibi hissettim. Ete kemiğe sanki o zaman büründü.

Ağlamadım. Çok abartı bir film de değildi. İzlenir mi emin de değilim. İstediğim romantizmi de vermedi. Beklenen dramı da vermedi. Ama yani ne biliyim. İzlemeyin ya. Anne’in daha iyi filmleri var boş verin.

Bu filmi yorumlamaya değdi mi soru işareti???

neyse en sevdiğiniz yazar kaçar 😉

You may also like...

1 Response

  1. Gokhan dedi ki:

    Spoiler içeriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir